Kredi borcunun teminatı olarak bankaya verilen senet hakkında banka kambiyo takibi yapabilir mi?

Hukuk Genel Kurulu, 2012/12-768 E. 2013/312 K. sayılı, 06.03.2013 tarihli kararında; Bononun teminat amaçlı verildiğine yönelik bir açıklama olmaması, taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinde de dayanak senedin teminat olarak verildiğine dair bir kayıt bulunmaması halinde, bankanın kambiyo takibi yapabileceği görüşündedir. İlgili kararın gerekçesi; “…Ayrıca icra mahkemesi dar yetkili mahkemedir. Senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ...

Devamını oku

İcra Müdürlerinin verdikleri kararlardan kendiliklerinden dönerek yeni bir karar vermeleri mümkün müdür?

İcra dairelerinin sorumlu amiri durumundaki icra müdürlükleri icra işlerinde birinci derecede görevlidir ve yaptıkları işlemlerin bazılarında hiçbir takdir yetkisi yokken, bazı işlemlerinde ise takdir yetkisi tanınmıştır. Takdir yetkisi tanınan hallerde takdir yetkisini kullanırken, ilgililerin menfaatini en iyi şekilde gözetmek zorundadır. Ayrıca, kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin kendisine verdiği görevleri yapıp yapmama konusunda serbestiye sahip olmayıp; kendisine yapılan her talep hakkında olumlu ...

Devamını oku

Mahkeme ilamının hüküm kısmının yeterince açık olmadığı hallerde icra müdürlüğünce infazı nasıl yapılır?

İlamların infazı sırasında icra müdürlüklerince ilamın hüküm kısmı dikkate alınarak kararların infazının yapılması gereklidir. İcra dairesi, ilamların hüküm bölümünü aynen infazla görevlidir. Sınırlı yetkili icra mahkemesinin hükümde yer almayan bir hususu yorum yoluyla ilama eklemesi ya da var olan bir hususu çıkarması olanağı yoktur. Bu bakımdan takibe konu ilamın hüküm kısmı ilamlı icranın şeklini de belirler. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ...

Devamını oku

Bakanlık aleyhine icra takibi yapılabilir mi?

Hukuk davalarında olduğu gibi, bir icra (veya iflas) takibinin esas bakımından başarı elde edebilmesi için, takip talebinde alacaklı ve borçlu olarak gösterilen kimselerin (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 58/1,2), o takipte gerçekten alacaklı ve borçlu sıfatını haiz olmaları ilk şarttır. Bir takip talebinde alacaklı ve borçlu olarak gösterilen kimseler, taraf ve takip ehliyetine sahip olabilirler. Fakat, onların bu ...

Devamını oku

İcra Müdürlüğü işlemlerine karşı şikayette, icra mahkemesince inceleme nasıl yapılır?

2004 sayılı İİK. nun 16. maddesine göre; “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü gibi şikayetteki amaç, hatalı olan icra işlemlerinin düzeltilmesi olduğundan burada bilinen anlamda bir dava bulunmamaktadır. Şikayet; icra ve iflas hukukuna özgü bir ...

Devamını oku

Şirketi münferiden temsile yetkili temsilcinin senetteki imza nedeniyle borçtan şahsi sorumluluğu mümkün müdür?

6102 Sayılı TTK.nun 776/g maddesinde ( eski TTK’nun 688/7. maddesi ) takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için “düzenleyenin imzasını” ihtiva etmesi zorunludur. Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak kabul edilmemiştir. TTK.nun 778. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı yasanın 677.maddesi ( eski TTK’nun 589.maddesi ) gereğince şirketin münferiden temsile ...

Devamını oku

Ticareti usulsüz terk suçunun oluşabilmesinin şartları nelerdir?

2004 sayılı İİK’nun “Ticareti Terk Edenler” başlıklı 44. maddesinde; “Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan olunur. İlan ...

Devamını oku

Borçlu, mal beyanında bildirdiği evi hakkında meskeniyet iddiasında bulunabilir mi?

Borçlunun mal beyanı dilekçesinde taşınmazı olduğunu bildirmesi haczedilmezlik iddiasından feragat niteliği taşımaz.Zira borçlu İİK. m.74 gereğince borca yeter miktarda bütün mallarını icra müdürlüğüne bildirmek zorundadır. Meskeninin İİK. m.82/12 anlamında haline münasip olduğunu düşünse bile bunu mal beyanında bildirmekle yükümlüdür. Dolayısıyla kanundan doğan bir yükümlülüğü yerine getiren borçlunun, mal beyanı dilekçesinde, meskenini bildirmiş olması onun meskeni ile ilgili olarak haczedilmezlik iddiasından ...

Devamını oku

Ortaklığın giderilmesi sonucu ihalenin feshi davasında malikler arasında zorunlu dava arkadaşlığı var mıdır?

İİK.nun 134/2. maddesinde; “ihalenin feshini Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşulu ile icra mahkemesinde şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler” hükmüne yer verilmiştir. Ortaklığın giderilmesi davasının taraflarının ihalenin feshi davasında da ...

Devamını oku

Meskeniyet itirazı durumunda mahkemece uygulanacak prosedür nedir?

İİK.nun 82/12 maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni ...

Devamını oku