İcra hukukunda şikayet nedir?

Şikayet, icra (iflas) dairelerinin icra (iflas) hukukuna aykırı olan veya hadiseye uygun bulunmayan işlemlerinin iptali veya düzeltilmesi veya yerine getirilmeyen veya sebepsiz sürüncemede bırakılan bir hakkın yerine getirilmesi için başvurulan kendine özgü bir kanun yoludur.

ŞİKAYET SEBEPLERİ:

  • İşlemin kanuna aykırı olması
  • İşlemin olaya uygun olmama
  • Bir hakkın yerine getirilmemesi (süresiz)
  • Bir hakkın sürüncemede bırakılması (süresiz)
  • Kamu düzenine aykırılık (süresiz)

 

Şikayet yoluna sadece icra takibinin tarafları değil , şikayette menfaati olan her ilgili başvurabilir.

  • Şikayet olunan şikayet konusu işlemi yapmış olan icra dairesidir.
  • Şikayet konusu işlem lehine olan kişi de zorunlu olarak aleyhinde şikayet olunan kişidir. Örneğin meskeniyet şikayetinde karşı taraf olarak alacaklı gösterilir. Karşı tarafın şikayet konusu işlemde hiçbir etkisi ve yetkisi yoksa şikayetin kabulü halinde yargılama giderlerine mahkum edilemez.
  • Şikayette hasmın gösterilmemesi veya yanlış gösterilmesi şikayet bir dava olmadığından şikayetin usul bakımından reddini gerektirmez. Doğru taraf incelemeye dahil edildikten sonra karar verilir.
  • İcra memuru kendi işlemini değiştiremez veya kaldıramaz.

ŞİKAYET USULÜ:

  • Şikayet yetkili icra mahkemesi tarafından incelenip karara bağlanır. Buradaki yetki kamu düzenine ilişkin kesin yetki olup mahkemece kendiliğinden gözetilir. İstinabe yoluyla yapılan hacizlerde şikayetler haczi yapan icra dairesinin tabi bulunduğu icra dairesince çözümlenir(m.79/2). Bunun gibi istinabe suretiyle yapılan satışlarda arttırma ve ihaleye ilişkin uyuşmazlıklar(şikayetler) istinabe olunan icra dairesinin tabi bulunduğu icra mahkemesince çözümlenir(m.360). İcra mahkemesine yapılan şikayet geçersizdir.
  • Şikayet edenden başvurma harcıyla maktu karar ve ilam harcı alınır. Şikayet maktu harcın ödendiği tarihte yapılmış sayılır.
  • İcra mahkemesi şikayeti basit yargılama usulüne göre inceler.
  • Kanunda zorunluluk bulunmayan hallerde icra mahkemesi şikayetin niteliğine göre duruşma yapılmasına gerek olup olmadığına taktir eder. İcra mahkemesi duruşma yapılmasını uygun gördüğü taktirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. İki taraf gelmezse dahi HMK m.150 uygulanmaz. Yani şikayet dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilemez.

İcra mahkemesi şikayetin niteliğine göre tanık dinler, bilirkişiye başvurabilir . Hatta keşif dahi yapabilir.

Mahkeme şikayet edenin bildirmiş olduğu sebeplerle bağlı olmayıp kanuna uygun olan bütün kararları verme yetkisine sahiptir.(m.170a/2)

Şikayet kendiliğinden icrayı durdurmaz .(m.22) mahkeme gerek görürse şikayet sonuçlanmasına kadar talep üzerine veya kendiliğinden takibi örneğin satışın yapılmasını durdurabilir.

ŞİKAYETİN SÜRESİ:

  • Şikayet süresi kural olarak 7 gündür .İstisnası m.170a’da yazılı şikayet sebeplerinde şikayet süresi 5 gündür. Şikayet süresi, şikayet konusu işlem ilgiliye tebliğ edilmişse tebliğden aksi halde işlemin öğrenildiği tarihten itibaren başlar (m.19/1,16/1)
  • Şikayet süresi hak düşürücü nitelikte olup mahkemece kendiliğinden gözetilir.
  • Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından veya işlemin kamu düzenine aykırı olmasından dolayı yapılan şikayet süresizdir.
  • Şikayet icra takibi sonuçlanıncaya kadar mümkündür.

Süresiz şikayete örnekler:

  • Taşınmaz hacizlerinin kaldırılmasına yönelik hacizler.
  • Taraf ve takip ehliyetinin yokluğu ile ilgili şikayet
  • İlama aykırılık nedenine dayanılarak yapılan şikayet.
  • Yabancı para alacağının takip talebi veya ödeme emrinde Türk Lirası karşılığının gösterilmemesi nedenine dayanılarak yapılan şikayet.
  • SGK emekli maaş haczine yönelik şikayet
  • Limit ipoteğine dayalı takiplerde ipotek limitinin aşıldığı yönündeki şikayet
  • Yabancı alacaklının teminat gösterme yükümlülüğünün ihlali
  • İİK m.45’de düzenlenen “önce rehne başvuru” kuralının ihlali
  • Kesinleşmeden takibe konulamayacak ilamların takibe konulması halinde şikayet
  • Asıl borçlu hakkındaki takip sonuçsuz kalmadan tüketici kredisi kefilinin takip edilmesi
  • Süresinde ödeme emrine itiraz olmadığı halde süresinde itiraz var gibi takibin durdurulması veya süresinde itiraz olduğu halde icra müdürünce takibin durdurulmaması halinde yapılan şikayet
  • Kooperatif veya limited şirket borcu için 3. kişi sayılmayan ortağına haciz ihbarnamesi gönderilmesi
  • Para cezası veya kamu alacaklarının tahsili için İİK’ya göre takip yapılması
  • Takip talebine aykırı ödeme veya icra emri gönderilmesi
  • 1.haciz ihbarnamesine itiraz edilmesine rağmen 2. haciz ihbarnamesi gönderilmesi
  • Satış isteme süresinin geçmesiyle düşen haczin devam ettirilmesi

ŞİKAYET SONUCU VERİLECEK KARARLAR:

1)ŞİKAYETİN REDDİ :

Şikayet süresi içinde yapılmamışsa veya şikayet sebepleri yerinde görülmezse icra mahkemesi şikayeti ilk halde usulden ikinci halde esastan reddeder. Şikayetin reddi halinde müştekinin tazminatla sorumlu olacağına yönelik bir hüküm yoktur.

  • ŞİKAYETİN KABULÜ:

Mahkeme şikayet sebeplerini yerinde görürse icra mahkemesi üç şekilde karar verir(m.17).

Şikayet konusu işlemin iptali

Haczin iptali m.82

Şikayet konusu işlemin düzeltilmesi

Düzeltme kararı karar tarihinden sonraki dönem için geçerli olup geçmişe yürümez.

İcra müdürünün sebepsiz olarak yapmadığı veya geciktirdiği işlemlerin yapılmasını emretmek

ŞİKAYETİN KONUSUZ KALMASI:

İcra mahkemesi şikayeti incelerken şikayetin konusu ortadan kalkarsa mahkeme şikayet hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verir.

Şikayetle ilgili mahkemenin vermiş olduğu kararlar temyiz edilebilir.

Bu kararlar sadece takip hukuku bakımından kesin hüküm teşkil eder.

Şikayetin reddi ve kabulü kararlarında karşı taraf maktu harç ve maktu vekalet ücreti ödemeye mahkum edilir.

* Takip hukukuna yönelik icra mahkemesi kararlarının infazı için kesinleşmesi şart değildir. İcra edilmesi için kesinleşmesi gereken icra mahkemesi kararları İİK’da gösterilmiştir.

Örneğin ihale bedeli ve nemalarının hak sahiplerine ödenebilmesi için ihalenin feshine ilişkin şikayetin kabul veya reddi hakkındaki kararın kesinleşmiş olması gerekir.(m.134/5)

 


Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*