1.Haciz ihbarnamesi ile ilgili Yargıtay kararları -3

Alacaklının 3. kişiye İİK’nın 89/1. maddesi uyarınca gönderdiği haciz ihbarnamesine karşı, 3. kişi verdiği cevapta borçlu şirketin mevduat hesaplarının bulunduğu, ancak genel kredi sözleşmesi uyarınca bankaya rehinli olduğu, bu nedenle İcra dosyası haczinin, bankanın rehin haklarından sonra hüküm ifade etmek üzere işlendiğini itirazen bildirmiştir. Bu cevabi yazı dairemizin süreklilik arz eden İçtihatlarına göre 89/1 haciz ihbarnamesine karşı itiraz niteliğindedir.
Bu durumda İİK’nın 89/4. maddesine göre, alacaklı, 3. şahsın İİK’nın 89/1 ihbarına karşı verdiği cevabın aksini İcra mahkemesinde ispat ederek 3. şahsın cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İİK’nın 89/1. maddesine göre kendisine gönderilen 1. haciz ihbarına 3. kişinin itirazının istihkak iddiası olarak kabulü ve istihkak prosedürüne göre işlem yapılması anılan madde hükmüne açıkça aykırı olup kamu düzenine aykırılık nedeniyle bu husustaki şikayet süreye tabi olmayacağından mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir. (12. HD., 8.3.2005 T., 1479/4670)

İİK’nın 89/4. maddesinde yer alan “tazminat” sözcüğü 3. kişinin yalan beyanından dolayı alacaklının uğradığı zararın karşılığını ifade eder. Ayrıca anılan maddede bu tazminat üzerinden %40 inkar tazminatına hükmedilmesine imkan tanıyan bir hüküm bulunmadığı halde davalı Rektörlüğün inkar tazminatı ile sorumlu tutulması isabetsiz ve hükmün bu nedenle bozulması gerekir… (12. HD., 22.03.2004 T., 927/6645)

Ceza hukuku yönünden, alacaklının, şirket temsilcisini şahsen taraf göstererek şikayette bulunabileceği, ancak tazminatın şirket yerine gerçek şahıstan talep edilemeyeceği… (12. HD., 1.3.2004 T., 27916/446)

İİK’nın 89/4. maddesi gereğince alacaklı 3. şahsın verdiği cevabın doğru olmadığını Tetkik Merciinde kanıtlayarak adı geçenin aynı Kanunun 338/1. maddesine göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Tetkik mercii, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre inceleyip sonuçlandırır. Bu nedenle alacaklının (itirazın kaldırılması) istemi ile Mercii Hakimliğine başvurması Yasaya aykırıdır. Bu başvuru şekli takip hukuku kuralları içinde öngörüldüğü ve itirazın kaldırılması talebinin incelenmesi farklı usule tabi kılındığı için HUMK’un 83 ve sonraki maddelerinde öngörülen ıslah yolu ile tazminat ve ceza istemine çevrilemez. Bu durumda Merciice işin esasının incelenmesi Yasaya aykırı ise de, takip reddedildiğinden sonucu doğru Mercii kararı onanmalıdır… (12. HD., 21.11.2003 T., 19827/23214).

Alacaklı, icra mahkemesine başvurusunda; 3.şahıs A… Ltd. Şti.’nin haciz ihbarnamesine itiraz niteliğindeki cevabının gerçeğe aykırı olması nedeniyle 3. kişinin İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca tazminata mahkum edilmesi ve İİK’nın 338. maddesi uyarınca cezalandırılması isteminde bulunmuştur. Mahkemece işin, cezalandırma ve tazminata ilişkin olması nedeniyle icra ceza mahkemesinde bakılması gerektiği ve görevli olunmadığından bahisle hukuk bölümünün görevsizliğine dosyanın mahkemenin ceza esasına kaydının yapılmasına karar verilmiştir.
İİK’nın 89/4. maddesi gereğince üçüncü şahıs haciz ihbarnamesine müddeti içerisinde itiraz ederse, alacaklı üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek, üçüncü şahsın İİK’nın 338/1. maddesine göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder. Bu durumda alacaklının isteminin tazminatı da kapsadığı dikkate alındığında, genel hükümlere göre icra mahkemesince sonuçlandırılması İİK’nın 89/4. maddesine göre mümkün olup, salt cezalandırma istemi olduğu gerekçesi ile icra hukuk mahkemesinde incelenemeyeceğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Bu durumda mahkemece, işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. (12. HD., 08/03/2013. T., 2012/31868; 8244)

Dosyanın incelenmesinde, üçüncü şahıs bankaya İİK’nın 89/1 maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnamesinin 22/12/2010 tarihinde tebliğ edildiği, 24/12/2010 tarihli bankaca ihbarnameye karşı verilen cevapta, dosya borçlusu S. Tekstil San. ve Tic.A.Ş.’ye ait 15445 no.lu vadesiz. TL hesabında 10.000,32 TL, 15448 no.lu vadesiz TL.hesabında 1,80 TL bakiye bulunduğu, ancak bu bakiyeler adı geçen takip borçlusuna asaleten veya kefaleten kullandırılan krediler nedeniyle doğmuş ve doğacak alacaklarının teminatını teşkil etmek üzere, bankaya rehinli olduğundan, bu rehin hakkından sonra gelmek kaydıyla haczin not edildiği, borçlu adına kayıtlı başkaca bir hak ve alacağa rastlanmadığından hacze tümüyle itiraz ettiklerinin bildirildiği görülmektedir.
Dosyaya gönderilen borçluya ait hesap dökümü incelendiğinde de, üçüncü kişi bankaya haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarihten sonra, itiraz eden banka nezdinde bulunan borçluya ait hesapta, banka nezdinde rehinli olduğu bildirildiği halde, hesap hareketlerinin sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, bankanın, borçlu lehine gerçekleştirilen hesap hareketleri miktarı kadar tazminatla sorumlu olması gerektiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra bankaca, borçlu lehine gerçekleştirilen hesap hareketlerinin bulunup bulunmadığının, varsa miktarının tespiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir. (12. HD., 07/03/2012. T., 2011/20013; 6796)

İİK’nın 89/4. maddesi gereğince tazminata hükmedilebilmesi için haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinde borçlunun 3. kişiden istenebilir, kesin nitelikte bir atacağının bulunması, bir diğer anlatılma 3. kişinin beyanının gerçeğe aykırı olması gereklidir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı “genel hükümlere” göre halleder. Sözü edilen maddede öngörülen “tazminat” sözcüğü, 3. kişinin yalan beyanından dolayı alacaklının uğradığı zararın karşılığını ifade eder. Alacaklı, takip borçlusunun 3. şahıstan ne kadar alacaklı olduğunu banka kayıtları ve borçlunun defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ve genel hükümlere göre ispat edebilir.
Somut olayda alacaklı vekili İİK. 89/1. maddesine uygun olarak gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz eden üçüncü kişinin itirazının gerçeğe aykırı olduğundan bahisle, üçüncü kişi SS. Kooperatifi hakkında İİK’nın 89/4 maddesine dayalı olarak tazminat ve cezalandırılma talebiyle dava açmıştır. Bu durumda, mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler ışığında inceleme yapılarak sonucuna göre alacaklının tazminat istemi hakkında hüküm oluşturulması gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. (12. HD., 30/05/2011. T., 2010/30376; 11093)

Davalı 3. kişi vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin incelenmesinde; İİK’nın 89/4. maddesi koşullarında genel hükümler dairesinde açılan tazminat davaları, genel hükümler dairesinde incelenip sonuçlandırılır. Bu durumda taraf lehine maktu değil, nispi vekalet ücreti verilir. O halde mahkemece, davalı 3. kişi vekili lehine, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu ücreti vekalet verilmesine ilişkin hüküm tesisi isabetsizdir. (12. HD., 11.06.2009 T., 4597/12548)

Alacaklı Şekerbank TAŞ. yargılama sırasındaki beyanlarında, borçlu D.Teks. Ltd. Şti’nin ihracatçı firma ile olan ilişkisi sebebiyle ihracat bedeli olan 9.864,93 GBP’nin davalı G. TAŞ’nin Şekerbank Kartal Şubesindeki 12500501 no.lu hesabına 22/11/2005 tarihinde geçtiğini bu gelen paranın davalı 3. Şahsın ihtar ve talimatı ile Şekerbank’ın Güneşli Şubesindeki 19600629 no.lu hesabına gönderildiğini bu paranın aslında haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce hesaba geldiğini bu sebeple davalı üçün¬cü şahsın gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu belirtmiştir.
Davalı G. Dış Tic. AŞ., söz konusu paranın varlığını kabul etmekte, ancak paranın kendi hesaplarına 17/01/2006 tarihinde geçtiğini, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle borçlunun kendileriyle bir alakaları olmadığını belirtmesi karşısında, bu paranın borçlunun ihracat karşılığı elde ettiği para olup, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle üçüncü şahıs bu parayı itiraz konusu yapmadığından takas ve mahsup hakkı bulunamaz. Bu durumda mahkemece, yukarıda belirtilen alacaklı banka beyanları dikkate alınarak, Şekerbank. TAŞ. Kartal ve Güneşli Şubelerindeki üçüncü şahıs G. TAŞ’a ait hesaplarla ilgili banka kayıtları incelenerek, haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi itibariyle, borçlu D. Ltd. Şti’nin doğmuş bir alacağı olup olmadığının tespiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik ince¬leme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir. (12. HD., 31.03.20(19 T., 2008/27047; 6888)

Alacaklının yapmış olduğu takibe ilişkin olarak borçlunun alacaklı olduğu üçüncü şahıs A. Çimento San. Tic. AŞ. ile yetkilisi aleyhine İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2007/19457 sayılı dosyası üzerinden yapılan takibe ilişkin olarak gönderilen haciz ihbarnamesine borçlunun şirketten hiç bir alacağı bulunmadığından bahisle haciz ihbarnamesine itiraz ettiğinden dolayı İİK’nın 338. maddesi uyarınca sadece cezalandırma istemiyle İstanbul 6. İcra Mahkemesine 2008/1173 esas sayılı dosya üzerinden dava açtığı görülmüştür. Ayrıca alacaklı İstanbul 6. İcra Mahkemesine başvurarak 2008/416 esas sayılı dosya üzerinden üçüncü şahıs A. Çimento San. ve Tic. AŞ. aleyhine İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2007/19457 esas sayılı takip dosyası üzerinden gerçeğe aykırı beyanda bulunduğundan bahisle İİK’nın 89/4. maddesi gereğince 421.236.47 YTL. tazminat istemli dava açtığı, her iki davanın da derdest olduğu anlaşılmıştır. Görüldüğü gibi alacaklı açmış olduğu davalarında farklı istemlerde bulunmuştur.
Bu durumda Mahkemece tazminat istemini içeren davanın görülerek incelenip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, 2008/1173 esas sayılı dosyasında ceza istemi yanında tazminat talebi de bulunduğu gerekçe yapılarak açılan davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. (12. HD., 14/10/2008 T., 20715/17390)

Alacaklının icra mahkemesine başvurusu 3. kişinin 89/1 haciz ihbarına karşı yaptığı itirazın kaldırılması ve inkar tazminatına mahkum edilmesine yöneliktir. Halbuki birinci haciz ihbarnamesine itiraz halinde, itirazın gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülerek tazminat talep edilmesi gerekirken “itirazın kaldırılması” şeklindeki başvuru yasaya aykırı olduğundan istemin bu yönü ile reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek karar verilmesi isabetsizdir… (12. HD., 09.07.2007 T., 11931/14161)

Alacaklı vekili îcra Mahkemesine yaptığı başvurusunda davalı İş Bankasına gönderdikleri 89/1 ihbarnamesine bankanın verdiği cevapta, hesapta bulunan 8.050 YTL, çek karneleri sebebiyle 3167 sayılı yasadan kaynaklanan riske binaen bloke konulduğu bu işlemin rehin hakkından kaynaklandığının bildirilmesinden sonra 3. şahıs bankanın itirazının haksız olduğu ifade edilerek İİK’nın 89/4. maddesi gereğince paranın tahsili ve aynı kanunun 338/1. maddesi gereğince cezalandırılması isteminde bulunulmuştur.
İİK’nın 89/4. maddesinde “üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse alacaklı üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini mahkemede ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddenin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Tetkik mercii davayı genel hükümlere göre halleder” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayın tarafların her türlü delil ve belgeleri sorulup toplandıktan sonra genel hükümler çerçevesinde yapılacak yargılama ile sonuca gidilmesi gerekir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı olduğu gibi, kabule göre de 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2005/415 sayılı kararı gereğince bankanın beyanı itiraz olarak kabul edildiğine ve icra müdürü kararı (borçlunun hesaplarında olan ve 89/1 haciz ihbarnamesi gereğince haczedilen tüm mevcudun gönderilmesine ilişkin müzekkereleri) kaldırıldığına göre bu kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz bulunmuştur. (12. HD., 9.10.2006 T., 15511/18726)

İİK’nın 89/4. maddesi gereğince 3. şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, 3. şahsın verdiği cevabın aksini İcra Mahkemesinde ispat ederek 3. şahsın 338. maddesinin I. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve aynca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir, icra Mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder.
Bu durumda, alacaklının icra Mahkemesine açacağı davada adı geçenin cezalandırılması yanında tahsilini istediği tazminat miktarını da açıkça göstermesi zorunludur. Dava dilekçesinin sözü edilen unsurları taşımaması ve genel haciz yoluyla yapılan takiplere benzer şekilde ve maddede öngörülmeyen (itirazın kaldırılması) isteminde bulunulması halinde istemin sonuçlandırılması mümkün değildir. Bu durumda, alacaklı talebinin açıklanan nedenlerle reddi gerekir… (12. HD., 21.12.2006 T., 21092/24350)

İİK’nın 89/4. maddesi hükmünde öngörülen tazminat üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanından kaynaklanan ve haksız fiile dayalı bir istektir. Tazminat miktarı 1. haciz ihbarı ile istenen miktarı aşamaz. Adı geçenin takip borçlusuna daha az borçlu olduğu tespit edilmiş ise, tazminat bu miktar kadardır (Baki Kum, İcra İflas Hukuku El Kitabı, İstanbul 2004, s. 421 vd.).
Bu durumda birinci haciz ihbarnamesi ile üçüncü kişiden yatırılması istenen borç miktarı 33.000.-YTL. kadar alacaklı lehine tazminata hükmedilmcsi gerekirken sözü edilen miktarı aşacak şekilde 50.500,00.-YTL. tazminatın davalı 3. kişiden alınarak alacaklıya ödenmesi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. (12. HD., 28.11.2006 T., 19147/22468)

Davacı vekili, davalının dava dışı O. İnşaat Ltd. Şti. aleyhine giriştiği icra takibinin kesinleşmesi üzerine müvekkiline gönderdiği birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edilmesine rağmen ikinci kez birinci haciz ihbarnamesi gönderip, usulsüz tebliğ sonucu süresinden sonra itiraz edildiğini ve davalının ikinci haciz ihbarnamesi gönderdiğini, müvekkilinin takip alacaklısı ve borçlusu ile hiçbir ilişkisi olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı tarafından gönderilen birinci haciz ihbarnamesine içinde itiraz etmesi üzerine davalının üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini 89/3. maddesine göre Tetkik Merciine ispat etmesi gerekirken aynı borç konuda yasal hakkı olmamasına rağmen davacıya yeniden ikinci kez birinci haciz ihbarnamesi gönderdiği, bu haciz ihbarnamesinin yasal sonuç doğurmasına olanak olmamasına rağmen davacının bu konuda genel mahkemede dava açmaya zorladığı gerekçesiyle davalı takip alacaklısının 22.8.2001 tarihli birinci haciz ihbarnamesi ve 30.10.2001 tarihli ikinci haciz ihbarnamesini çıkarmaya yasal hakkı olmadığından davacının bu icra dosyasında davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mevcut bir alacak için çıkarılan birinci haciz ihbarnamesine üçüncü şahsın itirazı üzerine alacaklı aynı alacak için yeniden birinci haciz ihbarnamesi gönderemez. Ancak İİK’mn 89/4. maddesi gereğince üçüncü şahsın bu beyanının doğru olmadığını belirterek icra mahkemesine başvurabilir. Ne var ki birinci haciz ihbarnamesin itirazdan sonra yeni bir alacak doğmuş ise üçüncü şahsa İİK’nnı 89. maddesi uyarınca yeni bir haciz ihbarnamesi gönderilmesi mümkündür. Bu husus araştırılmadan karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir… (19. HD., 6.7.2005 T., 2004/11981; 7582)

 


Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*