2. Haciz ihbarnamesi ile ilgili Yargıtay kararları

Takip kesinleştikten sonra alacaklı borçlunun 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına haciz koydurabilir. Şikayetçi bankaya İİK’nın 89/1. maddesine uygun olarak 1. haciz ihbarnamesi tebliğ edilmeden İİK’nın 78. maddesi uyarınca doğrudan doğruya haciz konulmasına ilişkin işleme süresinde itiraz edilmediğinden bahisle İİK’nın 89/2. maddesine göre 2. haciz ihbarnamesi gönderilmesi yasaya aykırıdır… (12. HD., 1.7.2003 T., 12790/15680)

Birinci haciz ihbarnamesine karşı ‘takip borçlusuna borcu bulunduğunu ancak henüz vâdesinin gelmediğini, vâdesi geldiğinde borcunu takip dosyasına göndereceğini’ beyan eden üçüncü kişiye, üçüncü kişinin ‘borçlu bulunmadığı’ yönünde bir itirazı söz konusu olmadığından, ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi gerekir… (12. HD.,
5.10.2004 T., 16748/20997)

İkinci haciz ihbarnamesi ile icra dairesine yatırılması istenen para, «birinci haciz ihbarııamesi»ndc belirtilen miktarı aşamaz… (12. HD., 26.12.1991 T., 5054/13838)

Gönderilen birinci (ve ikinci) haciz ihbarnamesine karşı, süresinde «itiraz» hakkını kullanmayarak ve «dava» açmayarak) haciz ihbarnamesinde istenen paranın ödenmesine neden olan görevliler, görevlerini yapmakta özensiz davranıp, ihmal gösterdikleri için, doğan zararlardan, kendilerini çalıştıran üçüncü kişiye karşı sorumlu olurlar… (4. HD., 20.5.2002 T., 1610/6057)

İİK’nın 89/4. maddesine göre, haciz ihbarnamesine itiraz halinde alacaklı ancak üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın İİK.’nun 338. maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Yasada üçüncü şahsın haciz ihbarnamesine vermiş olduğu cevaba karşı borçluya bir itiraz hakkı tanınmamıştır.

Somut olayda Kazan Vergi Dairesi Müdürlüğüne gönderilen birinci haciz ihbarnamesine karşı ilgili kurumun 20.08.2012 tarihli yazısı ile borçlunun iade talebinde bulunduğu KDV’ tutarından kurum alacaklarının tahsili ile kalan miktarın icra müdürlüğü hesabına yatırılacağı yönündeki cevabı karşısında mahkemece takip dışı üçüncü kişi olan Vergi dairesi müdürlüğüne ikinci haciz ihbarnamesinin gönderilemeyeceği yönündeki karan isabetsizdir. (12. HD., 25/02/2013. T., 2012/29842; 5613)

Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.
Somut olayda; üçüncü kişi Gazi Üniversitcsi’ne gönderilen İİK’nın 89/1. maddesi gereğince haciz ihbarnamesinin tebliği üzerine verilen cevapta; borçlu Tataroğlu İnt. Tat. îth… A.Ş.’nin 23.930,19 TL alacağının bulunduğu bildirildiğinden bu durumda artık borçluya 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin tebliğine gerek yoktur. Kabul edilen 23.930,19 TL için borcun 3. kişi zimmetinde olduğu kesinleşmiştir. Bu miktarın istenmesi için muhtıra çıkarılmasında yasaya aykırı bir yön yoktur. O halde mahkemece şikayet in bu miktar yönünden reddi yerine yazılı gerekçelerle kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. (12. HD., 23/01/2012. T., 2011/15741; 1085)

Şikayetçi üçüncü kişi kooperatif, kendisine gönderilen birinci haciz ihbarnamesinin ticaret sicilinde kayıtlı adresine gönderilmediğinden, haciz ihbarnamesinin tebliğinin usulsüz olduğunu ve bu nedenle iptalini istemiş, mahkemece 89/1 ihbarnamesinin iptaline karar verilmiştir. Takip dosyasının incelenmesinde; şikayetçiye 89/1 haciz ihbarnamesinin 3.2.2010 tarihinde, 89/2 haciz ihbarnamesi 15.2.2010 tarihinde ticaret siciline kayıtlı adresten farklı bir adrese çıkarılarak tebliğ işleminin yapıldığı görülmektedir.
Muhataba ait adresten farklı bir adrese yapılan tebliğ işlemi usulsüz olup, şikayetçinin 89/1 haciz ihbarnamesine muttali olduğunu beyan ettiği 23.2.2010 tarihinde icra dairesine yaptığı itirazın süresinde yapıldığının kabulü gerekir. (7201 Sayılı Tebilgat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca). Bu durumda 89/1 haciz ihbarnamesine süresinde itiraz olunduğundan, 89/2 ihbarının çıkarılmaması gerekeceğinden, mahkemece 89/2 haciz ihbarnamesinin iptaline karar vermek gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde 89/1 haciz ihbarının iptaline dair hüküm tesisi isabetsizdir. (12. HD., 17/01/2012. T., 2011/29670; 460)

Şikayetçi üçüncü kişi vekili, 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine karşı yasal süresinde itiraz ederek, hesapta bulunan mevduatlar üzerine, öncelikle kendilerinin rehin ve takas hakları bulunduğunu bildirdiklerinden 89/3 haciz ihbarnamesi gönderilmesi doğru değildir. (12. HD., 05/05/2011. T., 2010/27694; 8448)

İİK’nın 89/1. maddesi uyarınca düzenlenen 13.10.2008 tarihli 1. haciz ihbarnamesinin 3. kişi Türk Ekonomi Bankası AŞ. Antalya Yeni Sanayi Şubesine 14.10.2008 tarihinde tebliğ edildiği, yasal sürede itiraz edilmemesi üzerine düzenlenen 16.12.2008 tarihli 2. haciz ihbarnamesinin ise 17.12.2008 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine adı geçen 3. kişi banka tarafından yasal yedi günlük sürede 23.12.2008 tarihinde icra müdürlüğüne verilen dilekçe ile itiraz edildiği görülmüştür.
Bu durumda 3. kişi banka yasal sürede 2. haciz ihbarına itiraz ettiğine göre, mahkemece şikayetin kabulü ile yok hükmündeki 20.01.2009 tarihli 3. haciz ihbarının iptaline karar verilmesi gerekirken, icra takip dosyası kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile 2. haciz ihbarının da iptaline karar verilmesi isabetsizdir. (12. HD., 30/03/2010 T., 2009/25429; 7445)

Şikayetçi üçüncü kişi kendisine İİK’nın 89. maddesine göre gönderilen haciz ihbarnamelerinin tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir. Mahkemece tebligat yapılan yerin fabrika olduğu, şikayetçinin ev hanımı olup burada çalışmadığı, söz konusu fabrikada hissedar olduğu, yazılı adresten başka bir yerde oturduğu, dolayısıyla tebligatların usulsüz olduğu gerekçesiyle haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmiştir.
İİK’nın 89. maddesi gereğince şikayetçi adına çıkarılan birinci haciz ihbarnamesine ilişkin 27.09.2008 tarihli tebliğ işlemi, icra mahkemesi kararında da kabul edildiği üzere Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine aykırı olarak yapılmış olup, usulüne uygun bulunmamaktadır. Birinci haciz ihbarına ıttıla tarihine göre süresinde itiraz edilmesi halinde artık şikayetçiye ikinci haciz ihbarnamesi çıkarılamaz. Bu nedenle birbirine bağlı iki ayrı işlemden oluşan uygulamada ikinci haciz ihbarnamesi yok hükmündedir. Mahkemece ilk haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin düzeltilmesine ve ikinci haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesi gerekirken haciz ihbarnamelerinin tümden iptali isabetsizdir. (12. HD., 16.06.2009 T., 4876/13086)

Kural olarak IİK’nın 89. maddesine göre 1. ve 2. haciz ihbarnamelerinin gönderilebilmesi için 3. kişi nezdindeki borçlunun mevcut bir alacağının bulunması gereklidir. Ancak, müstakbel (beklenen ya da doğacak) alacaklar için haciz ihbarnamesinin gönderilebilmesi için 3. kişi ile borçlu arasındaki süregelen bir hukuki ilişkinin varlığına bağlıdır. Hukuki ilişkinin varlığı ve bu ilişki nedeniyle borçluya ödenecek ve devamlılık arz eden bir alacağın bulunduğu hallerde 3. kişiye İİK’nın 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderilebilir.
Somut olayda 3. kişi olan TCDD Genel Müdürlüğü’ne gönderilen haciz ihbarnamesi 05.12.2007 tarihinde tebliği üzerine verilen cevapta borçlunun yüklenicileri olduğu, bu tarih itibariyle bir alacağın olmadığını belirtmesi 3. kişinin haciz ihbarnamesine yapmış olduğu bir itirazdır.
1. haciz ihbarnamesine itiraz halinde 2. ve 3. haciz ihbarnameleri çıkarılamaz. Şayet çıkarılır ise daha sonraki haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilir. Haciz ihbarnamesine itiraz halinde İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca alacaklı 3. şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek 3. şahsın 338/1. maddesi uyarınca cezalandırma ve tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. Bu durumda mahkemece şikayetin reddi yerine kabulü isabetsizdir. (12. HD., 04.11.2008 T., 15537/19243)

Üçüncü kişi birinci haciz müzekkeresine süresi geçtikten sonra itiraz ettiğine göre, borç zimmetinde sayılır. İkinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin tebliği gerekir. İİK’nm 89. maddesindeki prosedür tamamlanmadan şikayetçi hakkında haciz işlemi yapılması mümkün değildir.
İcra müdürlüğünce 3. kişi zimmetinde sayılan paranın icra veznesine yatırılmasının istenilmesi doğru görülmediğinden şikayetin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir… (12. HD., 28.06.2007 T., 9122/135179)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 23.5.2007 tarih, 8380/10611 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Müşteki bankanın İİK ’nm 89/1. haciz ihbarına vermiş olduğu cevapta 7.003.26 YTL. (kabulü) dışındaki bölüme itiraz ettiğinin kabuiii gerekir. Çünkü İİK’nın 89/2. haciz ihbarnamesi bu açıklamaya rağmen 124.156,72 YTL. olarak gönderilmesine bu aşamada yasal imkan yoktur. Mahkemece bankanın kabul ettiği ve bloke koyduğu mik¬tar dışında kalan İİK’nm 89/2. haciz ihbarnamesinin iptali gerekirken bu hususta yapılan şikayetin reddine karar verilmesi doğru olmadığından mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla şikayetçi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir. (12. HD., 10.9.2007 T., 15195/15293)

Alacaklının icra mahkemesine başvurusu i. kişinin 89/2 haciz ihbarına karşı yaptığı itirazının kaldırılması ve icra tazminatına mahkum edilmesine yöneliktir. Bu hali ile uyuşmazlık, borçlunun borcundan dolayı üçüncü kişi ye çıkartılan 89 haciz ihbarnamesine karşı verilen cevabın gerçeğe aykırı olduğu iddiasından kaynaklanmaktadır. Bu durumda alacaklının İİK’nm 89/4. maddesi gereğince icra mahkemesinden üçüncü kişinin tazminata mahkum edilmesini talep etmesi gerekirken itirazın kaldırılması şeklinde yaptığı başvuru usulsüz olduğundan mahkemece istemin öncelikle anılan nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Kabule göre de nispi harç yerine maktu harç alınarak yargılamanın sürdürülmesi yerinde değildir. (12. HD., 12.03.2007 T., 1948/4556)

 

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*